“Yeni dünya”lılar merhaba! Bu hafta farklı farklı alanlardan gündemleri size anlatmaya ve yorumlamaya çalışacağım. Yeni dünyanın ritmi artık yalnızca teknolojinin hızında değil; insan davranışının ve kültürün nasıl şekillendiğinde. Ya da tam tersine:)
Amacım FOMO’nuzu yani “Neler olmuş, ben hepsini kaçırmışım“ hissini tetiklemek değil tabii ki:) Bu konuları sorgulayıp, beraber düşünmek!
Zuckerberg’ün kehaneti: AI izlemeye bayılacaksınız!
Bunu ilk okuduğunuzda ya da duyduğunuzda muhtemelen “Hadi oradan!” diyebilirsiniz, canınız saolsun:) Peki size şöyle bir şey söylesem?
Tanımadığımız insanların fikirlerine, hayatlarına ve önerilerine bayılıyoruz.
Yine “Hadi oradan!” diyebilirsiniz. O zaman sizden sadece küçük bir ricam var: Elinizi vicdanınıza koyup dürüst olun. Takip ettiğiniz kişilerin ne kadar gerçekten tanıdığınız insanlar? Çünkü Dunbar sayısına göre hayatta anlamlı bağlantılar kurabileceğimiz kişi sayısı “150“. Üniversite arkadaşınızın nereye gittiği, ne izlediği, ne yaptığı mı daha çok dikkatinizi çekiyor yoksa hiç tanımadığınız birinin hayatı ve önerileri mi?
Ha bunu bunu bilinçli olarak yapmadık, o ayrı. Ama bizi bizden iyi tanıyan algoritmalar, zaman içerisinde durumu bu hale getirdi.
Azıcık geri saralım filmi:) Sosyal medya özellikle ilk Facebook kurulduğunda bize ne vaat ediyordu, hatırlayalım: “Gerçek hayattaki sosyal çevrenle dijital ortamda bağlantı kur.”
Bugün Instagram’da ya da X’te gerçekten bağlantılı olduğunuz insanların içeriklerini ne kadar görüyorsunuz? Daha doğrusu şöyle sorayım:
Meta CEO’su Mark Zuckerberg’ün 2024’te Cleo Abram ile yaptığı röportaj o zaman da çok konuşulmuştu. Bu ara yeniden gündeme geldi.
Zuckerberg sosyal medyanın geçirdiği dönüşümü tek bir cümleyle özetliyor:
“Sosyal medya başlangıçta insanların ağırlıklı olarak arkadaşlarıyla etkileşim kurduğu bir yerdi. Ama artık içeriklerin en az yarısı insanların içerik üreticileriyle (insan ve AI) etkileşiminden oluşuyor.”
Burada bir duralım. Bu röportajın üzerinden yaklaşık 1,5 yıl geçti. Peki bu sürede üretken yapay zekâ alanında neler oldu?
Neredeyse 10 dakikalık kısa film üretilebilecek seviyede araçlar çıktı
Görüntü kalitesi dramatik biçimde arttı
Daha gerçekçi avatarlar ve sanal insanlar üretilebiliyor
Yapay zekâ influencer’lar yaratılabiliyor
Kısacası içerik üretimi artık insanlara özgü bir alan değil, daha önce ölü internet teorisinde bunun hakkında konuşmuştuk, buradan tekrar bakabilirsiniz.
Peki iş nereye gidiyor? Bir sonraki fazda bizi ne bekliyor? "Kişisel Süper Zeka"
Şu an Gemini’ın böyle bir ürünü var, Claude’un da aynı şekilde. ChatGPT de muhtemelen size böyle hissettiriyor ama esasında konuştuğumuz şey “Personal Super Intelligence“ ve Meta da bunun üstüne çok ciddi çalışan şirketlerden biri.
Meta, artık uygulamaların sadece içerik öneren bir "algoritma" olmaktan çıkıp, kullanıcıyı anlayan ve onun için içerik üreten birer AI Ajanına (Agentic AI) dönüşeceğini öngörüyor. Yani akışımızda sadece başkalarının videolarını değil, yapay zekanın doğrudan sizin için o an yarattığı kişiselleştirilmiş medyayı görmeye başlayacağız.
15 yaş altına sosyal medya yasağı ve kaybolan “anonimlik”
15 yaş altına sosyal medya yasağı geldi. Teklif Meclis komisyonundan geçti ve platformların 3 ay içinde uyum sağlaması bekleniyor. Beraber düşünelim; bu sadece bir engelleme mi, yoksa yeni krizlerin başlangıcı mı yoksa “kayıt altına alma“ mı?
Aynı zorunluluk, sosyal medyayı 16 yaş altına yasaklayan ilk ülke olan Avusturalya’da da vardı. Peki yasaktan 6 ay sonra neler oldu? The Guardian’da geçen hafta paylaşılan habere göre yasa sonrası 5 milyondan fazla çocuk hesabı kapatıldı. AMA, gençlerin üçte ikisinden fazlası hâlâ yasaklı platformlara erişebiliyor.
Peki Türkiye’de bu yasak nasıl sağlanacak? Kimlik doğrulaması! Burada sistemin nasıl çalışacağına dair bazı bilgiler dolaşıyor ve maalesef korkutucu. Neden diyecek olursanız, hepimiz 15 yaşından büyük olduğumuzu kanıtlamak için bu işlemi yapmak durumundayız. Bu da kullanıcı hesaplarının gerçek kimlikle eşleşmesi anlamına geliyor.
Başka bir ifadeyle: Anonimliğin yavaş yavaş ortadan kalktığı bir internet. Ve, anonimliğin ortadan kalktığı bir internet ifade özgürlüğü, eleştirel düşünce ve demokratik tartışma alanı için de riskler barındırıyor. Nasıl olacağını hep beraber göreceğiz, yeni bilgiler oldukça sizlerle paylaşacağım.
Bu arada başka bir perspektiften de konuyu ele aldığım bir LinkedIn postu yayınladım. Türkiye’nin sosyo-ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda bu çocuklar ne yapacak?
Ay’a yolculuğun kazananı “Nutella ve Apple”
54 yıl sonra Ay’a yapılan yolculuğun iki kazananı var: Nutella ve Apple.
Biri bu anı anında fırsata çevirdi, diğeri ise henüz sessiz ama muhtemelen yakında billboardlarda görürüz.
Nutella;
NASA’nın canlı yayını sırasında, yerçekimsiz ortamda kadrajdan süzülerek geçen bir Nutella kavanozu ortaya çıktı. Görüntü sosyal medyada hızla yayılırken,
Nutella pazarlama ekibi de bu anı kaçırmadı ve birkaç saat içinde “Nutella is out of this world” mesajıyla içeriğe dönüştürdü.
Hem real-time marketing hem de tarihin en büyük ücretsiz reklam kampanyası için artık bir vakamız var! Çok doğru ve hızlı bir refleks!
Apple;
Ay yolculuğuna çıkan astronotların kişisel telefonlarını yanlarına almalarına izin verildi. NASA’nın paylaştığı ikonik fotoğrafın altına gelen “Bu fotoğraf neyle çekildi?” sorusunun cevabı ise oldukça netti: “iPhone 17 Pro Max.”
Apple henüz bu anı bir kampanyaya çevirmedi.
Ama tahmin etmek zor değil: “Shot on iPhone… from the Moon.” Yakında billboardlarda görürüz bence.
Şimdi size bir soru bunu takip ederek, bu konu bir akıma çevrilerek uzayda süzülen diğer markaları da görmeye başlar mıyız? Gelecekte uzaya product placement yapılır mı? Bunlara da real-time marketing diyebilir miyiz? Tam bir yumurta-tavuk paradoksu. 🐣
Yıllardır teknoloji ve dijital stratejiler üzerine konuşan biri olarak şunu fark ettim: Dönüşüm sadece teknik bir mesele değil; asıl mesele zihinsel ve kültürel.
İşte bu kitapta; yankı odalarından çıkıp eleştirel düşünmeyi nasıl yeniden kazanacağımızı ve bu kaotik çağda kontrolü nasıl tekrar ele alacağımızı anlatmaya çalıştım. Çünkü yeni dünyanın bizi nasıl şekillendirdiğini fark ettiğimiz an, geleceğimizi kendimiz yazmaya başlayabiliriz.
Merak eden ve satın almak isteyenler için; https://linktr.ee/yenidunyaliolmak
Haftaya görüşmek üzere!







